Kat bahçesi ve konut kültürümüz üzerine..

Kat bahçesi ve konut kültürümüz üzerine..

Kat bahçesi, yönetmelikteki tanım ve hesaplar dışında bir tasarım tercihi ya da uygulama imar planı doğrultusunda (plan notları) bir zorunluluk olması hali dışında yapılara farklılık kazandırırken, doğru yapıldığında sürdürülebilirlik bağlamını kuvvetlendirir.

Her tasarımın kendine özgü bir hikayesi ve geliştirme süreci elbet vardır.

Uygulanabilirlik, maliyet analizleri, sağlamlık ve diğer pek çok detay gibi geliştirme sürecine etki eden önemli faktörleri pek çoğumuz zaten biliyoruz.

Kat bahçeleri bu süreçlere nasıl etki etmektedir?

Kendi adıma söylemeliyim ki kat bahçeli konut projesi üzerine çalışırken diğer projelerden farklı olarak kendimi daha mutlu ve özgür hissettiğimi farkettim.

KAT BAHÇELİ KONUT PROJESİ
Bir kaç yıl önce üzerinde çalıştığım bir konut sitesi proje görselleştirmesi.

Süreci zorlaştıran kat bahçeleri değildi. Bir yandan konut geliştiricinin ticari beklentilerine cevap verebilme çabası, diğer yandan zorunlu hesap ve dökümleri projeye giydirebilme, bunları en estetik şekilde servis ederek karşı tarafı ikna edebilme kısmı işin çok daha zor taraflarıydı diyebilirim.

Farklılık arayışlarına zorunlu büyük ölçekli imar uygulamalarının çözüm olması konusu..

Bu bir gerçek.. Bazı şeyler çoğu kez mimarların aklına gelse de bunu yapmaya fırsatları ne yazık ki olamayabiliyor. Maliyeti artırdığı gerekçesiyle, herkesten farklı hissettirmenin satışları düşüreceği endişesiyle veya başka herhangi bir gerekçeyle..

Bu noktada zorunlu kaideler, plan notları, prensip kararları devreye giriyor ve "belediye böyle istedi" deyip işin içerisinden çıkabiliyoruz.

Biraz kolaya kaçmak gibi olsa da durum gerçekten böyle olduğundan dolayı karşı tarafın da sesi çıkmıyor.

Cephe gibi tasarıma doğrudan enjekte olan mimari tasarım elemanlarının kurguya - senaryoya her zaman efektif katkısı olmasa da bu tür zorunluluklar da olmasa pek çok yatırımcının söz konusu "farklılıkları" hayata geçirmeye niyeti olmayacak.

Bırakın "farklılıkları" elinden gelse karkas kısmı tamamlayıp satmak isteyecek !..

Bu zorunlu uygulamaların güzel tarafları yazımın başında da paylaştığım gibi işi biraz olsun heykelsi, sanatsı hale getirmesiyle birlikte mimarın kendini özgür hissetmesine yaraması yani.

Plastik hissiyatı, grafik dokunuşları ve estetik kaygıyı hissederek bir üretime başlamak da işin tutku boyutlarını oluşturuyor. Süreci bu endişelerle birlikte destekleyerek hele bir de uygulandığını görmek gerçekten yeryüzünün en güzel mesleğini icra ettiğini düşündürüyor insana.

Bu hayalperest dünya'dan daha sonra gelen bir çap - imar durumuyla giydirme meselesi kalıyor ki, bu büyük bir muamma..

Süreç esasında kendini bina ediyor. Kendiliğinden gelişiyor ve karşı tarafın çoğu kez olumsuz baltalarıyla zarar görüyor.

Yorumları Göster