MİMAR MURAT ERÇELEBİ KİŞİSEL BLOG SİTESİ

Mimar olmak zor mudur? Bilmem ama sanırım en zor sorulardan biri de bu soruya yanıt vermek :)

Eğer bu mesleği severek okuyorsanız ve yapılara ilgi duyuyorsanız bu tam size göre. Ama herşey burada birazdan okuyacaklarınız kadar basit sayılmaz.

Zengin olmak için bu mesleği tercih edenler büyük bir hayal kırıklığıyla karşılaşacaklar, çünkü bu meslek yaşayan bir şey ve böyle maddi duygularla bu işe adım atanları cidden cezalandırıyor.

Bir mimarlık öğrencisiyseniz bu fotoğraf size çok yabancı gelmeyecektir :)

Mesleğiniz ile işiniz aynı olmayabilir !

Bu bazen iyidir, bazen kötü. Severek okuduğunuz bir bölümü iş hayatında hiç yapmayabilirsiniz. Böyle olduğunda hiç şüphesiz çok iyi, ancak sevmeden nefret ederek okuduğunuz bir bölümü iş hayatında yapmamanız tamamen size kalmış. Yani yapmıyorsanız bu sizin adınıza gayet iyidir.

Mimarlığı zorlaştıran mesleğin kendisi değil. Ne yazık ki mesleğimizi güzelleştiren şey ile mesleğimizi çekilmez katlanılamaz kılan şey de yine insanlar..

Burada garip bir ironi var. İşimiz direkt olarak insanlarla, işveren adı verilir genelde. Ünlü pek çok mimarlık ofisi sahibi işverenlerle yaptığımız toplantılarda.. diye başlayan süslü cümleler kullanmayı pek sever.

İşverenler projenin asıl sahipleridir. Son kullanıcı olarak tanımlarız bazılarını. Son kullanıcının gözünde mekanları canlandırırız projeye başlamadan önce. Mekansal ihtiyaçları hep son kullanıcı için oluşturur, ihtiyaç programını belirlemede olsun, mekan akış diyagramlarında olsun hep son kullanıcıyı düşleriz. Son kullanıcının beğenmesi için de elimizden geleni yaparız.

İşte işimizi zorlaştıran şeylerden biri tam bu noktada devreye giriyor..

-Beğendirme..

Başka bir çok meslekte de bu durum var. Ancak bizim meslekte hem iyi planlamalısın hem de iyi sunmalısın. Süreci çoğu zaman abartılı şekilde uzatan, anlamsızca hedeften saptıran da tam olarak budur.

Siz bakmayın öyle saatlerce çizim yapan mimar portrelerine.. İşimiz gelişen dijital teknolojiyle birlikte aslında kolaylaşıyormuş gibi görünse de olay sunuma başlamaya geldiğinde o diller put kesilir.

Neyse efenim, bir yazımızın daha sonuna geldik. Konuyu uzattıkça farklı yerlere kayıyor ve ben de bunu hiç istemiyorum :) . Çünkü mimarın günlüğü'nü artık daha fazla içerikler ve eğlenceli şeylerin de barındırılacağı bir yer haline getirmek istiyorum.

Sorularınız, anlamadıklarınız, merak ettikleriniz için aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz.

You’ve successfully subscribed to MİMARIN GÜNLÜĞÜ
Welcome back! You’ve successfully signed in.
Great! You’ve successfully signed up.
Your link has expired
Success! Check your email for magic link to sign-in.