YapıForumu'nun öyküsü..

İnşaat sektörü'nde yer alan Tüm profesyoneller için dijital buluşma noktası olan YapıForumu.com'un öyküsü..

Herşeyin hızla dijitalleştiği bir dönemde o eski forum kültürünü deneyimlemiş bir mimar olarak, sektörümüzün bu bağlamda ihtiyaç duyduğu bir yapı inşaat forumu neden olmasın? diye düşünerek yapıforumu.com'u kurdum.

Bu gerçekten bir ihtiyaçtan, gereksinimden hatta zorunluluktan doğan bir proje oldu. Tabi destek bir yana dursun köstekçiler hiç eksilmedi sağolsunlar :)

İşittiğim , okuduğum bazı anti-motive edici cümlelerden en zorlayıcı olanı şuydu;

Twitter varken artık forum tutmaz!

Zorlayıcı diyorum çünkü ; abi düşünsene karşındaki twitter yani.. Milyar kullanıcıya ulaşan, erişimin, kaydolmanın ve paylaşımın son derece kolay olduğu bir platform.

Ancak buna karşı elimde bazı güçlü silahların olduğunu farkettim.

Şöyle ki;

Mimarlık, İnşaat, Yapı ve benzer disiplinlerden profesyoneller, işverenler gibi insanların bir araya gelerek paylaşım yapabileceği, kontak kurabileceği bir forum sitesi şunlara yarıyordu;

  • Üyelerin Mesleki network gelişimine katkı sağlamasıyla, ucu açık fırsatlar yakalamanıza,
  • Farklı disiplinlerden profesyoneller ile bağlantı kurmanıza, sorularınızı paylaşmanıza,
  • Freelance iş fırsatları yakalayarak gelir elde etmenize,
  • İhtiyaç duymanız halinde işinizle alakalı çözüm ortağınızı bulmanıza,
  • Ürünlerinizi, hizmetlerinizi diğer üyelerle ve siteyi ziyaret eden binlerce kullanıcıyla paylaşmanıza,
  • İşinizle alakalı geliştirme sürecinde farklı gözlerden kritik alma ihtiyacınıza,
  • Bilgi ve deneyimlerinizi diğer üyelerle paylaşmanıza,
  • Sektördeki en güncel gelişmeleri, yenilikleri takip etmenize,
  • Sektörel pek çok indirilebilir faydalı ve güncel dökümana tek kaynaktan ulaşmanıza,
  • Vereceğiniz reklamlarla Ürünlerinizi, hizmetlerinizi gerçek hedef kitlenize ulaştırmanıza,
  • Forumda düzenlenen çekilişlerden, fırsatlardan ve hediyelerden faydalanmanıza,
  • Bir üründen, hizmetten, kurumdan, firmadan ya da benzer herhangi bir araçtan şikayetinizi, memnuniyetinizi, geliştirilebilir yönlerini vs. bahsedebilmenize,
  • Sektörel etkinliklerden haberdar olarak, bu etkinliklerden yararlanmanıza, eğer bir organizasyon ekibinin parçasıysanız organizasyonlarınızı direkt olarak hedef kitlenizle paylaşmanıza,
  • Sektörel sosyal sorumluluk projelerinden haberdar olmanıza, belki bir parçası olmanıza, (*)
  • Belki sektörel bir imza kampanyası düzenlediğinizde sesinizi daha fazla ulaştırmanızda,
  • Eğer öğrenciyseniz burs imkanı bulmanıza,
  • İş ya da çalışma arkadaşı bulmanıza,

Ve sonra döndüm dedim ki..

Bunların neredeyse hiçbirini twitter bana vermiyor. Neredeyse diyorum çünkü bazılarına kısmen yardımcı olabiliyor.

Dolayısıyla twitter bi yapıforumu diil :)

Şaka bi yana, facebook grupları da bu noktada modern forumlar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak yüzde 98'i yöneticilerinin reklam içeriklerini içerirken, kalan yüzde ikilik kısım da bir yönetici onayına tabii olarak gönderileriniz paylaşılabiliyor. İşin ilginç yanı yönetici onayı olmadan paylaşım yapılabilen facebook grupları da saçma sapan, spam derecesinde hatta bazen alakasız gönderilere sahne olabiliyor.

Yani diyelim bir site açtınız ve pinglemek istiyorsunuz. İçeriğinizi grupta paylaşmak istediğinizde yönetici onaylamayabiliyor. Bu ne kadar itici ve kötü bişey tahmin edebilirsiniz.

Oysa YapıForumu'nda isteyen istediği kategoride istediği şekilde (forum kurallarına uygun olmak kaydıyla) istediğini paylaşabiliyor.

Yani neymiş, Zuckerberg'de forumu öldürememiş.. :)

Gelir modeli olarak reklam, premium üyelik ve bir takım ek özellik satışlarıyla ayakta durmaya çalışan bir platformu hayata geçirdik. Geçirdik diyorum çünkü karşılığında fena sayılmayacak bir mebla ile özveriyle çalışan freelancer yazılımcı arkadaşlardan bu konuda destek aldım. Almaya da devam ediyorum. Alacağım da.

İçerik pazarlama, satış, sosyal medya yönetimi, teknik geliştirmeler, güncellemeler, grafik boyutu, ne bileyim ar-ge olaylarıydı filan hep ekip işi.

Tek başına, hele de biraz sermaya ayırmadan yapılacak iş olmamakla birlikte, üstesinden gelinecek gibi değil.

İşin kurumsal boyutuna da önem vererek şirketleşme sürecini de tamamladık. Bunların hepsi yaklaşık 3 aylık bir süreç aldı. Şuan buraya kadarki süreçte 500+ üyeye ulaştık, yüzlerce konuya, binlerce mesaja, beğeniye ev sahipliği yaptık.

Blog tutmak gibi severek uğraştığım bir hobi olmaktan öteye geçerek resmiyet de kazanmış oldu.

PR kısmında ise bir kaç tanesi köklü olmak üzere bir çok blog, websitesi, platform'da yer aldık. Bazı haber sitelerinde haberimiz çıktı.

Aşağıda bir ajansa hazırlattığımız kısa tanıtım filmini de bırakıyorum. Yorumlarınız gerçekten çok değerli. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, aklıma gelen başka bir husus olursa yazıyı güncellemeye devam ederim.

EDİT: Yazının başlığı "YapıForumu kısa öyküsü.." İdi, ben bu yola gücüm yettiğince devam etmek için çıktım ve "YapıForumu öyküsü.." olarak değiştirdim :)

Yorumları Göster